
Materyalizm, maddenin mutlak varlığı kavramı üzerine kuruludur. Bu yanılgıya göre, yalnızca madde vardır ve maddenin üzerinde hiçbir bilinçli müdahale söz konusu değildir. Sözde her şey başıboş ve kontrolsüz gelişmektedir. Buna insanın kendi yaşamı ve seçimleri de dahildir. Hiçbir bilimsel dayanağı ve geçerliliği olmayan bu dünya görüşü, insanın her şeyin sözde rastgele geliştiği bir dünya içinde yaşadığı ve dolayısıyla hiçbir sorumluluk taşımadığı iddiasındadır. Bu mantık dışı iddiayı kendince pekiştirmek için seçilen temel yöntem ise, detayları düşünmemek ve her olayı yüzeysel değerlendirmektir. Darwinist ve materyalist bakış açısı için, "Neden ve nasıl?" sorularının cevabı yoktur. Çok kısa ve sade bir mantık yürütmeyle varılabilecek akılcı sonuçlar dahi göz ardı edilir. Sadece sürekli telkin edilen sloganlar vardır. Bu sloganlar, dayanak noktaları, açıklamaları, içerdikleri gerçek anlamlar sorgulanmadan ve düşünülmeden koşulsuz kabul edilir.
Materyalizmin ve elbette Darwinizm'in, en bilinen ve en gündemde tutulan sloganlarından biri ise, "Yaşamın bir mücadele alanından ibaret olduğu" yalanıdır. Buna göre, dünyada var olan tek şey yaşam mücadelesidir ve her insan bu hayali mücadeleye uyum sağlayabilmek ve güçlü olarak ayakta kalabilmek amacıyla elinden gelen her şeyi yapmalıdır. Kendisi de sözde bir tür hayvan olan insan, vefa, sadakat, güven, vicdan, dostluk, fedakarlık, saygı gibi ahlaki değerlere sahip olmak zorunda değildir. Tam tersine mümkün olduğunca acımasız, sevgisiz ve bencil olmalıdır. Güçlenebilmek için zayıf olanı ezmeli, eğer gerekiyorsa kendisi hayatta kalabilmek için diğerlerini yok etmelidir. Üstelik eğer insan, herşeyin kör tesadüflerin eseri olduğu bir ortamda yaşıyorsa (ki bu asla doğru değildir), ölümü, ölümden sonrasını, ahireti düşünmek zorunda da değildir. "Mutlak madde" yalanına sığınıp, ahiret ve hesap günü aklına geldiğinde dahi, akılcı ve mantıklı olarak düşünmekten kaçınacak, kendisini sorumluluktan kurtardığını zannedecektir.
Oysa, eski Yunan'dan bugüne kadar gelen ve 19. yüzyılın köhne bilim ortamında ortaya atılan Darwinizm'le destek bulan materyalizm, tüm iddialarının geçersizliği ispatlanmış bir ideolojidir. Astronomi, fizik, kimya, nükleer fizik, parçaçık fiziği, biyoloji gibi birçok bilim dalı maddenin ezeli ve ebedi olmadığını, evrenin yoktan var edildiğini, evrendeki hassas dengelerin kör tesadüfler sonucu ortaya çıkamayacağını, hiçbir şeyin başıboş gelişmediğini, fiziğin ötesinde metafizik gerçeklikler olduğunu ispatlamıştır. Ancak materyalistler ve Darwinistler bu bilimsel gerçekler üzerine düşünmek, ön yargısız olarak durumu değerlendirmek yerine, yüzeysel bir yaklaşımla, aynı içi boş kavramları tekrar etmeye devam ederler. Örneğin, genetik ve paleontolojinin tam tersini ispatlamasına rağmen, insanın sözde maymun atalarıyla ilgili hikayeler anlatıp dururlar. Yarı maymun yarı insan resimleri çizer, bu hayali varlıkların günlerini nasıl geçirdiklerine dair hikayeler anlatır, ama bir kere bile bu hikayenin bilimsel bulgularla çelişip çelişmediği üzerinde düşünmezler. Amaç, insanın sözde sorumsuz bir hayvan olduğu yalanını devam ettirebilmektir.